Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

            

BÖLÜM I

I .UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI

Son 20 yıl içinde gelişmiş ülkelerde özellikle A .B.D ve batı Avrupa ülkelerinde uyuşturucu madde kullanımın da büyük bir yaygınlık göze çarpmaktadır. Kitle iletişim araçlarının artması , televizyon sinema ve basın aracılığıyla diğer ülkelerde yaşayan bireyleri, de bu konudan haberdar etmiş, uyuşturucu madde hakkında bilinenlerin azlığı yüzünden özendirici etkiler de yapabilmiştir. Bu özendirici etkiler nedeni ile madde kullanımına başlama yaşı da 13-14 yaşlarına kadar inmiş durumdadır. (Phill R.O. Peterson J.B.1992) toplumsal iletişime açık her ülke gibi memleketimizi de tehdit eden bu soruna karşı gençlerimizi uyarmak ve yönlendirmek bu toplumda bilinçli olarak yaşayan her aydının görevidir.

A.UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR?

  Uyuşturucu madde bağımlılığı bağımlı olan maddenin elde edilebilmesi için bireyin bütün değerlerini feda edebileceği çok tehlikeli bir bağımlılık türüdür. Bağımlı olunan maddeden başlangıçta beklenenler haz verici özellikleridir. Sıkıntılı problemli zamanları bu "dost" sayılan madde ile geçirmek bireyleri ilk kullanımda problemlerin bulunduğu bir dünyadan yapay bir cennete taşımaktadır.

  Madde kullanımı ile elde edilen bu yapay cennet , bireyi tuzağına düşürerek tutsak etmekte birey de bu aldatıcı cennetin arayışı içinde maddeyi yaşamının en büyük kurtarıcısı ve arkadaşı olarak kabule başlamaktadır . Yapay cennette buldukları, tek düze bir yaşam yerine renkli rüyalar ve sanrılar yaşamalarıdır. Günlük yaşamdaki kaygılardan, cesaretsizlikten, güvensizlikten kendilerini uyuşturarak kurtulmak istemeleridir.

B.   BAĞIMLILIK NASIL GELİŞİR

Uyuşturucu maddelere duyulan bağımlılık başlangıçta psikolojiktir. Yani alıştığı maddeyi almadığı zaman kendisini oyalayabilecek bir şeyler bulduğu ya da kendisini o maddeyi almaya iten psikolojik sorunların üstesinden geldi zaman geçici bir sıkıntı dönemi yaşamakla beraber maddeye olan bağımlılık fizyolojik bağımlılık meydana getirmektedir. Başlangıçta psikolojik nedenlerle kullanılan maddeler bir ay süre ile düzenlilik içinde kullanılırsa fizyolojik bağımlılık yerleşmektedir ki bu aşamadan sonra tedavi olabilme şansı çok düşüktür.

  Madde bağımlılıklarının çoğunda psikolojik ve fizik bağımlılık arasındaki kesin sınırı çizebilmek mümkün değildir. Psikolojik bağımlılık aşamasında birey madde kullanımından vazgeçse bile bırakma döneminde madde kullanmamaya bağlı olan yoksunluk belirtilerini şiddetle yaşar. Kendisini madde almaya iten nedenler de yıllar sonra yine zorlayıcı isteklerle kendisini tekrar madde almaya itebilir.

                                      C . BAĞIMLILIĞI OLUŞTURAN MADDELER

  Düşünsel ve duyusal yaşamı olumsuz etkileyerek bağımlılık oluşturan maddeler hakkında bilgilenmek bu maddelere karşı özellikle gençleri daha dikkatli yapabilir. Bu maddeleri kullanmaya başlamak çoğu zaman sonuçları ve etkileri bilinmediği için rastlantısal bir sebep olmakta bazen de maddenin kendilerine yarar sağlayacağını umdukları içindir. Bu maddelerin kullanım alanı en yaygın olanlar şunlardır.

  1- Sakinleştirici- Yatıştırıcı Maddeler

(Sedatif- Hipnotik ve Anksiyolitikler)

Bu gurupta yer alan maddeler,merkezi sinir sistemine depresan olarak etki yapar. Heyecansal gerginlik, korku, kaygı gibi durumlarda, hekim tarafından bu sıkıntıları azaltmak üzere verilebilir.

 2.Uyarıcılar

( Amfetaminler ve benzeri maddeler )

Uzun süre dikkatini odaklaştırabilmek ve uyanık kalabilmek için öğrencilerin özellikle sınav zamanlarında uzun saatler çalışabilmek için başvurdukları ilaçlardır.

Kokain

  Merkezi sinir sistemine uyarıcı etki yapan kokain, amfetaminler gibi tıbbi amaçlı değil, uyuşturucu bağımlıları tarafından kullanılan bir maddedir. Kokain burun yoluyla alındıktan sonra merkezi sinir sistemini uyarır. Kalp vuruşları artar. Kan basıncı ve solunum hızlanır. Cinsel duygular artar. Aşırı bir neşe ve taşkınlık hali yapar. Kokain, beyin damarlarında tıkanma, beyin kanaması, epilemi, mykord enfarktüsüne neden olabilir, solunum durabilir, ölüm meydana gelebilir.

  Ecstasy

Etkileri amfetaminlere benzer .Tablet ve kapsül şeklindedir. Kullanımdan sonra 20 dk içinde enerji artışı, canlılık, algılamada artış başlar. Cinsel yönden uyarıcıdır. Geçici paronaya ve uykusuzluğa neden olur.

  Kafein (caffeine)

Kafein günümüzde en çok kullanılan maddedir . ortalama bir fincan kahvede 100-150mg kafein vardır. 1gr veya daha fazla kafein bir günde alındığında, kendini ifade edememe, kalp çarpıntısı görülür. Kafeinin devamlı kullanılması, mide kalp hastalıklarını ağırlaştırabilir.

3-Hallüsinasyon meydana getirenler

(sanrı ve hayal gördürücüler)

  Bu gruptaki maddelerin temel özelliği psikolojik yaşamı alt üst etmeleri, sanrısal bir gezindi ile kişiye güzel ve değişik sanrıları yaşatmalarıdır. Bunlar LSD, meskalin gibi maddelerdir.

4-Esrar (Kannabis)

Esrar Hint kenevirinin yaprak ve filiz ve çiçek tohumlarından elde edilen bir maddedir. Esrar kullandıktan sonra kişinin refleksleri bozulur. Dikkat gerektirecek işlevleri yapamaz. Uzun süreli kullanımda bronşit ve akciğer kanseri gibi solunum yolları hastalıklarına yol açabilir.

Esrar alındığı zaman yağ dokusunda birikir. Bunun sonucunda esrar alındıktan bir hafta sonra bile etkin maddenin %50'si hala bedende bulunmaktadır.

5-Uçucular

(Tiner , benzin , gazolin, bali gibi yapıştırıcılar)

Sıvı yapıştırıcıların toluen, petrol türevleri bu maddelere bağımlı olan kişilerin genellikle bu maddeleri mesleklerinde kullanma durumunda olan mobilyacı, boyacı, oto boyacısı, kaloriferci gibi kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Ancak son yıllarda ülkemizde de ergenlik çağındaki gençlerde, yapıştırıcı maddelerin kolayca temin edilmesi bu bağımlılığın bu yaş grubunu tehdit etmesinde önemli rol oynamaktadır. Koklamanın arkasında ortaya çıkan durum aşırı keyif hali, sersemlik, kulak çınlaması ve vücudu bir noktada tutabilme güçlüğüdür.

Hangi grupta olursa olsun maddelerin aşırı kullanımı düşünsel ve duyusal sorunları bellek bozukluklarını davranış bozukluklarını ortaya çıkartır.

Uçucu madde bağımlılarının erken teşhisi.

1-Uçucu maddeler solunduktan birkaç saat sonra dahi uçucu madde kokusu kullanıcının nefesinde ve elbisesinde fark edilebilir

2-Yüzde kızarıklık, ağız ve burun çevresinde kırmızı lekeler

3-Baş ağrısı yorgunluk gibi belirtilerin sık olarak gözlenmesi

4-Ev dışındaki yaşantısından söz edilmemesi saklanması

5-İştahta ani değişiklikler

6-Opioidler

Kelimeni dilimizdeki karşılığı "afyon" veya "haşhaş"tır. Uyuşukluk ve uyku yapar. Morfin etkisi altında bir kimse uyku ile rüya halini güçlükle ayırt edebilir. Solunum hacmi azalır.

Eroin

Afyondan elde edilir. Bir iki kullanımdan sonra süratle bağımlılık gelişir. Doz artırımı, çok hızla öldürücü düzeylere kadar varabilir. Eroinin etkisi sekiz saat içinde sonlanır ve şiddetli yorgunluk belirtileri ortaya çıktığı için tekrar alma ihtiyacı duyulur. Şiddetli kas ağrıları ve kramplar görülür.

D.   GENÇLERİN MADDE KULLANMAYA BAŞLAMA NEDENLERİ

  MERAK ETTİKLERİ İÇİN

  Gençler, maddenin yaratacağı etkiyi merak ettikleri için yaşıtlarıyla birlikteyken madde alabilirler. Akran ilişkileri böyle kötü bir alışkanlığın başlaması veya önlenmesinde büyük önem taşır. Gençlik çağında, bir gruba ait olmak, gencin psikolojik sağlığı açısından gerekli bir ihtiyaçtır. Ancak aile içinde belirli değerler kazanmış, kendine güveni olan bir genç, kendi kişilik yapısı ve değer ölçülerine uygun olan bir grup seçer. Bu grup içinde önemsediği arkadaşları madde kullanıyorsa, bu gruptan ayrılabilir. Yeterli psikolojik güçlükte olamayan bir genç ise, arkadaşlarının "bir kereden ne çıkar" telkinkleriyle madde alabilir.

  KİŞİSEL YATKINLIK

  Madde kullanmaya başlamada kişisel yatkınlığın payı vardır. Alışılmış kurallara karşı baş kaldırabilen, duygusal açıdan dengesiz, çabuk parlayan olgunlaşmamış gençler, çevrelerine uyumda güçlük çekerler. Denemeye ve yeniliğe duydukları merak nedeniyle de madde alabilirler.

  BOZUK AİLE İLİŞKİLERİ

  a-) Ayrı Anne-Baba : Barker ve Adams'ın Colorado Eyaletinde bir müessesedeki suçlu çocuklar ve madde bağımlıları üzerinde yaptıkları araştırmalarda bunların ancak 1/3' nün düzenli yani esas anne-babanın bulunduğu ailelerden geldiğini, 1/4' ünden fazlasının sadece bir ebeveynle yaşadığını ve bu miktara % 12 kadar bir ilave ile ortaya çıkacak miktarında anne ve üvey baba ile yaşadığını tespit etmişlerdir.

  b-) Anne Baskısı : Dünya Sağlık teşkilatı raporunda Gibens'in, işaret ettiği gibi, babanın iş veya başka sebeplerle çocuktan ayrı kalmasıyla anne hem disiplin hem de şefkat sağlamayı üzerine alır. Adolesans devresinde annesiyle identifikiye olmuş çocuk maskulin bir duruma zor döner ve bunu her an kanıtlama gereği duyar. Böyle yaparak bağımsızlığını, kuvvetini kanıtladığını sanır.

  c-) Sosyopat Baba : Böyle babaları karakterize eden aşırı içki, toplum dışı tavırlar, evden sık sık uzaklaşma, evin geçimini sağlayamama, kronik işsizlik gibi özellikler çocuk için kabul edilebilecek bir model olamaz.

  d-) Ailenin Çocuğu Yetiştirme Tarzı : Ailenin çocuğu yetiştirme tarzı, düşmanlık, duygusal reddedilme yaratmayacak şekilde olmalıdır.

TOPLUMSAL NEDENLER

Madde bağımlılığına yönelen gençlik konusunda yapılan araştırmalar gençlerin toplum değerlerine uymayan, yakıp yıkıcı, vurup kırıcı davranışlarının altında hemen daima bir kaygının yattığı ortaya konmuştur. Kaygının nedenlerini araştırırken psikolojik faktörlerin yanı sıra, memleketin antropolojik, sosyo-kültürel, ekonomik koşullarının genci ne şekilde etkilediğini göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü kaygının ortaya çıkışı gencin bu faktörlerden etkileniş tarzına bağlıdır.

Orhan Öztürk'ün dediği gibi "Her toplumda aileden aileye değişen bakım ve yetiştirme yöntemleri olmakla beraber, belli bir toplum içinde bunlar bazı ortak özellikler taşımakta ve bu suretle ortak kişilik özelliklerini milli karakterlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. "

Daralmış benlik özellikleriyle yetişen genç, yaşının gereği olarak kendini kanıtlama ve bağımsızlaşma ihtiyacını duyduğunda baskıyla özerkliğin çatışmasını yaşayacaktır. Kendine uygulanan baskıyı ortadan kaldırmaya çalışmak ve otonomi kazanmak genç bir birey için kaygı doğuran bir durumdur. Şöyle ki genç birey duyduğu sıkıntı ve güvensizliği kendine geçici bir yapay güven sağlayacak bir madde ile yenmeye çalışabilir.

ESKİ YENİ NESİL ÇATIŞMASI

Toplumda yaşayan normların gencin bünyesine uyup uymaması, gençten bekledikle-rimizde bir denge olup olmaması gencin içinde bulunduğu toplumsal grup tarafından beğenilip beğenilmemesi, bir geçit sayabileceğimiz gençlik devresini önemli şekilde etkiler.

Bizde toplumun bir geçiş devresinde bulunması gencin hayatına bir yön vermesini güçleştirmektedir. Gençler anne-babanın empoze etmek istediği geleneksel normlarla modern zihniyet arasında bocalamakta ve aileleriyle düştükleri bu çatışma yüzünden kendini ifade olanağı bulabilecekleri bir arkadaş çevresinde toplumsallaşmasını, düşüncelerini dile getirmesini sağlarsa da her zaman olumlu etkiler beklenemez.

ŞEHİRLEŞME PROBLEMİ

Yeni büyük şehirleşmelerdeki yaşam tarzı ve bunun neden olduğu güçlüklerin incelenmesi çok gerekli olduğu kadar güçtür. Modern toplumun gelişimi meskun yerler gelişmesine yol açar. Şehirlerdeki büyük hatıra getirildiği zaman duyulan depersonalizasyon korkusu dile getirilir: Birincisi Freud'dun ileri sürdüğü, her insanda bulunan uygarlık düşmanlığı, ikincisi ise insanın bu bloklara gelmeden evini terk ettiği zaman duyduğu endişedir. Yeni problemler karşılamak durumunda kalan bireyde, eğer kendi eski problemlerini yarattığı endişe varsa uyumsuzluk daha derin olacaktır.

STRES NEDENİ İLE

Pek çok madde bağımlısı madde kullanmaya başlama nedenlerini başarısızlık, yenilgiler, hastalık, ölüm, ayrılık, işten atılma, mutsuzluk gibi nedenlere bağlayabilir. Bu etkenlerin ne ölçüde bireyi etkisi altına aldığını bilmek ve tedaviyi yönlendirmek ve tedavi motivasyonunu devamlı kılmaya yardımcı olmaya yardımcı olabilir.

DİĞER NENDENLER

Uygarlık ilerledikçe yayın çeşitleri, sinema gibi telkin araçlarında iyi ve kötü paralel olarak artmaktadır. İyinin tadını almamış çocuklarda kötü yayın, henüz objektivite kazanmamış genç kafalara yanlış bir dünya görüşü vermektedir. Şöyle ki gençlerden ilkel düzeydeki iç güdüler kamçılanmakta, zorbaca kuvvetli bir hak aracı olarak görmeye alışmakta ve düş ile gerçek arasında ki farkları ayırt edemeyerek gittikçe toplum dışı olmaya sürüklenmektedirler.

Gerçi bu saydığımız yayın araçlarıesas motivasyonu doğurmaz. Fakat bireyin hareketlerine şiddet kazandırmak suretiyle etkide bulunurlar.

KAYNAKÇA

Kasatura, İLKAY. Gençlik ve Bağımlılık. Evrim Yayınevi. İstanbul:1998

Köknel, ÖZCAN. Alkolden Eroine Kişilikten Kaçış. Altın Kitaplar Yayınevi. 1983

Yörükoğlu, ATALAY. Gençlik Çağı. Özgür Yayınları.İstanbul: 1998

Başa Dön

[Ana Sayfa] [Rehberlik Yazıları] [Öğrenci Tanıma Teknikleri] [Ortaöğretimde Rehberlik] [Liseden Üniversiteye] [Mezunlarımız] [Ruh Sağlığı] [Çocuk Ruh Sağlığı] [Psikolojik Danışma] [Öfke] [Stres] [Etkili Öğrenme Yöntemleri] [Aile İçi İlişkiler] [Alkol ve Zararları] [Uyşturucu Madde Bağımlılığı] [Sigara] [Sınavla İlgili öneriler] [Dengeli Beslenme] [Liselerde Sınıf Geçme] [ÖSS] [1999 Mezunlarımız] [2000 Mezunlarımız]